“Akkuyu tüm canlılara zarar verecek”

Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Osman Koçak, Akkuyu’nun tüm canlılara verdikleri ve verecekleri sayısız zararın olduğuna dikkat çekerek, “Bu denli zararlı bir yatırım neden yapılmaktadır?” diye sordu.

Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP) 5 – 11 Haziran, Çevre Haftası nedeniyle Atatürk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. “Nükleer Santral İstemiyoruz” yazılı pankart ve “Bugünün çöpünü yarına bırakma”, “Ormanlar madencilerin değil sincaplarındır” dövizlerinin açıldığı açıklamada, “Akkuyu Çernobil Fukuşima olmayacak” ve  “Nükleere inat yaşasın hayat” sloganları atıldı. Burada açıklama yapan NKP Dönem Sözcüsü Osman Koçak, Mersin’de taş, mermer ve maden ocakları, çimento fabrikaları, sahillerin yağması ve yapılaşması, ormanlık alanların yapılaşmaya, madenlere açılması, akarsulara yersiz, gereksiz müdahaleler, kent ve sanayi atıkları, hava kirliliği gibi sayısız ekosistemi bozucu girişime karşı daha bütüncül ve daha kitlesel, etkin bir karşı çıkışın ortaya konulması gerektiğinin açık olduğunu söyledi.

“KAMUOYU BASKISI OLUŞTURULMALI”

Gerek Mersin gerek Türkiye gerekse Doğu Akdeniz Bölgesi açısından en büyük ekolojik risklerden birini Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) oluşturduğunu söyleyen Koçak, “40 yılı aşan yapımının önlenmesi mücadelesi bugün yapımın durdurulması hedefi ile sürmektedir. Yapımı biterse çalıştırılmaması, çalıştırılırsa kapatılması hedefleri ile bu mücadele sürdürülecektir. Bütün ekolojik sistem tahribatlarında olduğu gibi nükleer santral mücadelesinde de hedef, karar alıcıların üzerinde kamuoyu baskısı yaratmaktır. Karar alıcı olarak merkezde dönemin siyasi iktidarları olmakla birlikte yapıma katılan ve ödemelerden pay alan, yerlilik ve millilik iddiasında bulunan sermaye firmaları da kamuoyu baskısının hedefi olmalıdır” şeklinde konuştu.

“RUSYA’YA BAĞIMLILIK ARTACAK”

Nükleer santrallerin ve özelinde Akkuyu NGS’nin denize, karaya, havaya, tüm canlılara ve de insana verdikleri ve verecekleri sayısız zararın olduğuna dikkat çeken Koçak, “Santralin faaliyeti süresince birikime yol açacak radyasyon yayımı, deniz suyu ısısının yükseltilmesi, kimyasallarla zehirlenmesi, deniz ve kara ekosistemine zararları, Three Miles İsland, Çernobil ve Fukuşima benzeri felaketlerin yaşanması olasılığı, deprem, zemin sorunları, radyoaktif atıkların bertaraf ve  izole imkansızlığı, 50 – 60 yıllık çalışma süresi sonunda radyoaktif santral yapısının bertaraf imkansızlığı ve maliyeti, yakıt temin güvenliği, yapım, iletim, ve elektrik üretim maliyetlerinin yüksekliği. Santral alanının Rusya’nın tasarrufuna terk edilmiş olması, Türkiye’nin denetimi dışında tutulması, enerji üretim girdilerinde Rusya’ya bağımlılığın arttırılması” ifadelerini kullandı.

“BU DENLİ ZARARLI BİR YATIRIM NEDEN YAPILIYOR?”

Akkuyu NGS’nin sadece inşaat sürecinde dahi yaşanan sorunlar, patlamalarla yaratılan sayısız yer sarsıntıları, kazalar, iş cinayetleri, işçilerin insan onuruna aykırı iş ve yaşam koşulları, inşaatın kendisinin doğaya ve canlılara zararları, çalıştırıldığında yaratacağı zararların somut kanıtlarını bugünden ortaya koyduğunu vurgulayan Koçak, “Bu denli zararlı bir yatırım neden yapılmaktadır? İnşaat maliyetinin yarısını oluşturan 10 – 11 milyar doları Rusya başta İçtaş öncesinde Cengiz Holding ve MEFA olmak üzere taş, toprak, hafriyat, beton taşeronu 400 “yerli ve milli” firmaya ödemiştir, ödemektedir. Bu kredi kat kat faiziyle elektrik faturalarımızla bizlerden tahsil edilecek, Rusya’ya ödenecektir. ‘Yerli ve milli’ sermayedarlarımız da karlarına kar katacaklardır. Mersin NKP Akkuyu’da, Türkiye’de, Bölgemizde ya da Dünyanın herhangi bir yerinde nükleer santrallere karşıdır. Ve Akkuyu NGS’ye karşı mücadelesini inşaat durdurulana kadar, sökülene kadar sürdürecektir” diye konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu